Sivil Haberleşme fikri !


Sivil Haberleşme fikri, 2008 yılı sonunda hayata geçirildi, yaklaşık 2 yıldan fazla İstanbul sokaklarını arşınladık,
Evet, bir gerçek böyle başladı 3 kişi ( Burak, İsmail ve Ben ) olarak başladığımız gurubumuza sonraları katılanlar da oldu,
fakat bu katılanlar zaman içinde maalesef taraf değiştirdiler, hatta bazıları düşman saflarına katıldı.
düşman safları sadece bir tabir , bizi sevmeyen ve bize değişik lakaplar takan, Bir Radyo Amatörleri gurubu,
bu gurup gerçekte bize belki düşman değildi ama, bizi çekememek onları ikinci plana düşürmüştü, niye diye sormayın.


Biz üç arkadaş, İstanbul’u gezerken kimsenin elinde olmayan bilgilere sahip olduk, onlar korkmaya başladılar ve hala
korkuyorlar, niye mi ? çok basit onların yapamadıklarını yaptık, onların ulaşamadıkları yerlere ulaştık, bizden kaçıyorlardı,
onların başaramadığı işleri üç kişi ile yaptık, binlerce üyeyi tek başımıza ekarte ettik, bu bir yenilgi idi bugüne kadar
olmayan bir tarz ile savaşmaya başladık, bu günler çok güzeldi esasında, biz kimse ile düşman değildik ama onlar
bize düşmanlık yapıyordu, hatta bizim onlara ait olan yılların derneğini ele geçirmeye çalıştığımızı söyleyen kişiler
bile vardı aralarında, düşünün yılların derneğine karşı üç kişi ile çok eşit bir savaş veriyorduk, onların bilmediğini,
hatta bilemeyeceklerini yapıyor, deniyor AR-GE yapıyorduk PMR 446 Web sitesi ve sadece üç kişi ile, o kısa zamanda
o kadar düşmanımız oldu’ki


Bana oy verseler Başbakan olurdum, fakat işin ilginç tarafı aynı kulvarda bile değildik, ayrı ayrı konularda çalışıyorduk
bu sadece yükselmemizin korkusu idi, birilerinin tezgahı vardı ki ortada, biz bu tekerleğe gelecekte çomak sokarız diye,
şimdiden önlem almaya hazırlanıyorlardı, ellerinde devletin desteği ve imkanı olan bir dernek ile savaşmak bizim işimiz
değildi ve yapmadık, bana göre onların hepsi küçük ve yaşlı çocuktu, hatta bu işin başındaki bile bana rakip bile
olamazdı, niye mi ?? çünkü ben PROFESYONEL’im o ise AMATÖR , fark bu kadar basit.


Tabii bu işin sadece fasaryası, bu iş Amatör veya Profesyonel olarak yapılmıyordu, bu iş tamamen bizim bir girişim ile
başlattığımız, bu işe gönül veren ekibimizin, bugüne kadar hiç kimsenin aklına gelmemiş, belki imkan olmamış,
belkide hayata geçmesi için bizim gibi birilerinin atılımına ihtiyaç olan bir hareket idi.


Zaman içinde, Radyo Amatörü belgemizi aldık, daha sonraları Burak ve İsmail belge değiştirdiler, ben gerek duymadım
Hem belgemden hemde çağrı işaretimden menun idim, ne gerek vardı değiştirmeye, zaten bu belge sadece gereklilik için
daha doğrusu mecburiyetten alınmıştı, birileri benim kulağıma fısıldayarak, düşmanların sana dava açmasınlar demişti.


Demek’ki benimde dostlarım varmış dedim o zamanlar, şimdi ise zaten bu söze bile gerek yok artık dostlarımı ve
düşmanları iyi biliyorum, tabii bu bir şaka, artık o kadar düşmanım kalmadı, ne oldu ise, neler değişti ise,
ya benimle uğraşmaktan bıktılar veya çamurda dinliyorlar, fırtınadan önceki sessizliğin sesini..


Bu arada Burak, zaten alınmamış Diploma ve Sertifika bırakmadı piyasada, evin bir duvarı sadece sertifika kaplı,
İsmail ise çalıştığı zaman dışında Uluslararası görüşmeler ve frekanslar üzerine çalışıyor, yani kolay değil bu iş,


Benim, Burak kadar olmasada, işe yarayacak tüm kimlikler zaten yıllardır cebimde, artık zaten kimse kimlik sormuyor,
soran olursa kimlik olan cüzdanımı ellerine veriyorum, baksınlar, fikirleri olsun ve içleri rahatlasın diye…!